7 Haziran 2011 Salı

Steve Jobs bulutla döndü! Apple'ın yeni ürün tanıtımını Steve Jobs kimselere bırakmad


Steve Jobs bulutla döndü!
Apple'ın yeni ürün tanıtımını Steve Jobs kimselere bırakmadı
07 Haziran 2011 Salı, 12:58:35
HABERTURK.COM EKONOMİ SERVİSİ
SELİN KUNT
skunt@haberturk.com

Sağlık sorunları nedeniyle Ocak ayı başında izine ayrılan Apple şirketinin kurucu ortağı, İcra Kurulu Başkanı ve Genel Müdür Steve Jobs, Apple'ın Tüm Dünyadaki Geliştiricileri Konferansı'nda konuşma yaptı.

Jobs Apple'ın yeni bulut (cloud) temelli hizmeti iCloud'u tanıttı. iCloud tüm içeriğini bulutta, yani çevirimiçi sunucularda saklayacak ve bu içeriğini kullanıcının hesabı altındaki tüm cihazlara internet üzerinden iletebilecek.Şimdilik bu hizmet sadece iTunes için geçerli olacak. Kullanıcı istediği Apple cihazından bağlanıp (iPhone, iPad, iPod, Mac) kendi iTunes hesabındaki tüm içeriğe ulaşabilecek. Böylece bir kere ödeme yaptığı içeriği tüm cihazlarına indirip kullanabilecek.

(Steve Jobs Apple'ın iCloud için kullanacağı sunucuları tanıtıyor)

Şimdilik sadece müzik hizmeti iTunes için kullanılacak olan iCloud teknolojisi ile her kullanıcıya 5GB'lık ücretsiz alan verilecek.

"Herkese açık bulut teknoloji"nin bir örneği olan (herkese açık, hibrid ve kişiye özel olarak 3 çeşit bulunuyor) bu hizmetle kullanıcının içeriye ulaşımı kolaylaşacak, istediği zaman istediği yerde yükleme, depolama ve iletim-işletim yapabilecek.

BULUT TEKNOLOJİSİ NEDİR?
Bulut teknolojisi bilişimin geleceği olarak görülüyor. Özellikle mevcut cihazlarda kullanıcılar her geçen gün daha fazla kişisel ver, data saklamak istediği için barındırma kapasitesi büyük sorun oluyor ve cihazların özellikleri, kapasiteleri gittikçe artıyor. Bilgisayar, notebook, netbook, ve taşınabilir akıllı cihazların teknoloji ve kapasitesinin artmasıyla elbette fiyatlar da artıyor.
Bulut teknoloji burada bir çözüm olarak devreye giriyor ve en düşük kapasiteli cihazla bile istediğimiz yerden istediğimiz zaman her tür bilgiye, kişisel veriye ulaşmayı sağlıyor.

Bulut teknolojisinde verilerimiz kendi cihazlarımızda değil hizmeti aldığımız firmanın sunucularında saklanıyor ve internet bağlantısı ile erişilebilir halde oluyor.

Aslında bu teknolojiye hiç yabancı değiliz. Hali hazırda kulandığımız email hizmetleri (Hotmail, Gmail...), Youtube, Facebook gibi siteler şu an aynı şekilde kişisel verilerimizi kendi sunucuları üstünde saklıyorlar ve internet üzerinden erişim veriyorlar.

Elbette her güzel şey gibi bu teknoloji de riskleriyle beraber geliyor. Bir sunucu üzerinde erişime açık olarak kişisel verilerinizin olması korsanlara ve veri hırsızlığına açık kapı bırakıyor. Sony'nin Playstation'la yaşadığı sorunlar henüz hafızalarda taze iken firmanın güvenlik sistemlerinin insafına bırakılan kişisel bilgilerin ne derece korunaklı olacağı tartışmalı bir durum arz ediyor.

skunt@haberturk.com





FACEBOOK TÜRKİYE İSTATİSTİKLERİ İNFOGRAFİĞİ


30 Mayıs 2011 Pazartesi

ARAMANIN İNFOGRAFİK TARİHİ

Eğer arama motorları olmasaydı internetin bugünkü kadar popüler olamayacağı kesin. Uçsuz bucaksız bağlantı denizinde sizin aradığınızı, üstelik de son derece hızlı bir şekilde bulup getiren arama motorlarının tarihi 1990′ların başlarına kadar uzanıyor. Yani neredeyse internet ile aynı yaşta olan arama motorları zaman içinde çok değişti, çok geliştiler. Bir zamanlar çok popüler olanların bugün adı bile duyulmuyor.
Bugün artık milyar dolarlık bir endüstri haline gelen arama motorları ile ilgili SEO.com‘un hazırladığı infografik’te tarihsel olarak arama motorlarının gelişiminin yanı sıra, Google, Bing ve Yahoo’nun pazar payları, kullanıcıların SEO için harcadıkları rakamlara da yer verilmiş.
http://www.webrazzi.com/2011/05/28/aramanin-tarihi-infografik/

28 Mayıs 2011 Cumartesi

Sosyal medya hayatı şeffaflaştırıyor

Sosyal medya hayatı şeffaflaştırıyor

Dünyanın en büyük ikinci global reklam ajansı ağı olan BBDO Worldwide, BBDO Dünya Konferansı’nı, 17-20 Mayıs arasında İstanbul’da gerçekleştirdi. Konferansa, BBDO’nun 79 ülkeden ve grup şirketi Proximity Worldwide’ın 62 ülke ofisinden temsilcilerin yanı sıra Omnicom Grup’un yöneticileri de katıldı. Toplantıya katılanlar arasında 10 Mayıs’ta Proximity’nin dünya başkanlığı görevine atanan Chris Thomas da bulunuyordu. Aynı zamanda BBDO Asya CEO’luğunu da sürdürecek olan Thomas yeni görevi, BBDO Worldwide CEO’luğunu da yürüten Andrew Robertson’dan devraldı. Thomas, sosyal medya ve reklamcılığa etkileri hakkında sorularımızı cevapladı.
Sosyal medya neden moda?
Sosyal medya dünyamızı değiştiriyor. Bilginin oluşturulması ve tüketilmesi süreçlerini demokratikleştiriyor. İnternete erişimi olan herkese yayımcı gücü veriyor. Sosyal medya, Groupon ve E Bay örneklerinde olduğu gibi satın alma şeklimizi değiştiriyor. Markaları nasıl değerlendirdiğimizi yeniden şekillendiriyor; örneğin, eskiden eşe dosta danışırken şimdi internette fiyat karşılaştırması yapıyoruz. Arkadaşlarımızla, ailemizle, çevremizle iletişim kurma yöntemimizi değiştiriyor. “Moda” kelimesi sanki gelip geçici bir fenomenmiş algısı yaratıyor. Sosyal medya kalıcı ve hayatımızda neden olduğu değişiklikler yeni başlıyor.
Geçen günlerde Kütahya’da bir deprem yaşadık. İlk aldığımız bilgiler Twitter ve benzeri araçlardandı. Ancak sosyal medyada dolaşan bilginin üçte ikisi çöptü. Bu olay özelinde sosyal ve geleneksel medya ile gazetecilik hakkında ne söyleyebilirsiniz?
Twitter mükemmel bir alarm sistemi. Kullanıcılar, süratle takipçilerine bilgi verebiliyorlar. Fakat bilinen gazetecilik anlamında bir haber kaynağı değil. Bir redaksiyon mekanizması yok ve herkes ne isterse onu yazmakta serbest. Kaldı ki, geleneksel medyada da herhangi bir konuda yazılmış bütün haberleri toplayıp okuma imkânı olsa, yine üçte ikisinin çöp çıkacağını düşünüyorum. Fakat deprem gibi büyük olaylarda insanların çoğunun BBC veya CNN gibi ana mecralara bağlantı verdiklerini ya da retweet’lediklerini görüyoruz.
Buradaki ana fikir, koca bilgi okyanusu içinde insanların güvenilir siteler ve kaynaklardan ilgi alanlarına göre bilgi toplamalarıdır. Farklı yollardan eriştiğimiz, geleneksel haber kaynağı olan bu siteler aslında birer sosyal “marka”dırlar. Örnek olarak, Çin’de 100 milyondan fazla takipçisi olan Han Han gibi etkili blog yazarları veya Starbucks gibi çok büyük online topluluklara sahip markalar gösterilebilir. Bu tür sosyal mecralar, güven, takipçilerinin ilgi alanına yakınlık ve sağladıkları katma değer sayesinde oluşuyor; aynı markalarda olduğu gibi. Sosyal medya kuruluşları, siyasetçileri şeffaf olmaya zorluyor.
Markalar yerini iyi kavramalı
Her marka, sosyal medya dünyasındaki yerini çok iyi kavramalı. Çok değil, sadece 10 yıl öncesine kadar markalar verdikleri mesajı kontrol edebiliyorlardı. Bugün ise, tüketicilerinin katılabilecekleri, parçası olacakları, paylaşacakları içerikler yaratmak zorundalar. Markalar yaratıcılıklarını kullanarak dijital dünyada kendileri hakkında konuşulmasını sağlayabilirler.

SocialWork deneyimi

BBDO ve Proximity olarak bu alanda SocialWork adını verdiğimiz model sayesinde çok deneyim edindik. Yaklaşımımızı, sosyal ortamların normlarına ve insanların birbirlerinden ve markalardan beklentilerine uygun tarzda şekillendiriyoruz. Proximity İstanbul ekibi de BBDO’daki meslektaşları ile yakın bir çalışma ortamı içerisinde iletişimin erişimi için çalışıyor.

Sosyal medya geçici değil kalıcı

Markalar günümüzde son derece şeffaf ve demokratik bir dünyada yaşadıklarının çok iyi bilincinde olmalılar. Müşteri hizmetlerinde yapılacak en ufak bir hata ya da üründe küçük bir kusur birkaç saat içinde global bir meseleye dönüşebilir. WikiLeaks’in sebep olduğu etkiye, Toyota hakkında konuşulanlara bakmak etkiyi görmek için yeterli.

Kampanya 20 bin kez konuşuldu

Proximity İstan-bul’un tüm sosyal medya yönetimini üstlendiği Biscolata kampanyası, yaptığımız işlere verebileceğimiz en güncel örneklerden biri. Biscolata reklam filminin yayımlanmasından 2 ay sonra bile hâlâ marka hakkında konuşuluyordu. Kampanya, internette 20 bin kez konuşma konusu oldu, Twitter’da 1.5 milyon kişiye ulaştı.

17 Şubat 2011 Perşembe

formspring.me

Ask me anything http://formspring.me/blogmedyatik :Hakkımda bilmek istedikleriniz sorun cevaplayayım.

GENÇLER YA UYKUDA YA ONLİNE :OMD DİGİTAL

http://www.omddigital-tr.net/preview/iab/newsletter/omddigital/11_02_2011/omd_newsletter_11_02_2011.html

IAB Türkiye İnternet Ölçümleme Araştırması, Türkiye'de
12-25 yaş arasında toplam 12.3 Milyon gencimizi yanısıtıyor.
Bu gençlerin % 98'i her gün veya haftada bir kaç kez internete giriyor. %69'u evden , %6'sı internet kafelerden , % 5'i ise okuldan bağlanıyor. Sosyalleşmek için sosyal medya,
eğlenmek için online oyunlar var. Epostayı unutmuşlar,
%62'si arkadaşlarıyla haberleşmeyi sosyal ağlar veya anlık mesajlaşmalarla yapıyor.
Gençler, elbette diğer mecraları da tüketiyorlar, ama yine
internet üzerinden: Bu yaş grubunun %54'ü TV'yi internetten izliyor, radyoyu internetten dinliyor ve gazeteleri de internetten takip ediyor. Çoğu birden fazla mecrayı aynı anda tüketebiliyor, internette ödev için araştırma yaparken, müzik dinleyip, mesajlaşıyor.
%66'sı ögrenci, %34'ü çalışan bu kitle, sadece gençliğe yönelik markaların hedef kitlesi degil. Onlar, kısacık bir zaman sonra büyüyecek ve temel hedef kitle haline gelecekler, yani alışverişte karar verici olacaklar.
Marka yetkililerine düşen, medyayı çok farklı tüketen, her dijital kanaldan internete giren, imkanların elverdiği her fırsatta online yaşayan bu kitleyi iyi tanımak.

KAYNAK: 
http://www.omddigital-tr.net/preview/iab/newsletter/omddigital/11_02_2011/omd_newsletter_11_02_2011.html

15 Şubat 2011 Salı

Firmaların Sosyal Medya Kullanımı



By Irmak A.15. Şubat 2011 14:38
Kurumsal yapılar ve küçük firmalar arasında teknolojiye adaptasyonun artmasıyla, sosyal medya da işletme sahiplerinin daha fazla ilgilenmeye başladığı bir mecra haline geldi. Aslına bakılırsa, sosyal medya bu yıl website ve e-mail pazarlamanın hemen peşi sıra online pazarlama konusunda en fazla büyümeyi gösteren alan oldu.
Bu infografikte firmaların sosyal medyayı bir pazarlama aracı olarak ne ölçüde kullandıkları, sosyal medya yönetimini ne şekilde yaptıkları gibi ilgi çekici bilgiler yer alıyor.
Firmalar hangi sosyal ağları kullanıyor?
Firma sahiplerinin de önde gelen sosyal ağlar üzerinde profilleri bulunuyor.
Twitter ve Facebook’a gönderilen tüm bit.ly uzantılı linkler incelendiğinde ortalama olarak Twitter’a gönderilen bir linkin 117 tıklama, Facebook’a gönderilen bir linkin ise 250 tıklama aldığı belirlendi.
Peki firmalar hangi platformu kullanmalı?
İkisini de! Çünkü Twitter, takipçilerinizin sizinle iletişime geçmeleri ve interaktivite kurulması açısından daha fazla tercih ettikleri bir mecrayken, Facebook sayfanıza daha fazla trafik getiriyor.
Firmalar sosyal ağlara ne sıklıkla gönderi yapıyorlar?  Bu gönderilere ne kadar karşılık (cevap-yorum) alıyorlar?
62% haftada 8 ve üzeri - Günde 10.27
24% haftada 1-7 arası - Günde 0.33
14% haftada 1 ya da hiç - Günde 0.02
Firma sahipleri neden sosyal medya yönetim araçlarını kullanıyorlar?
42% Tüm sosyal ağları yönetebilmek için tek durak olması
27% Yorumları bir araya getirme özelliğinin olması
13% Günlük email/Facebook sayfaları email uyarılarının olması
11% Kullanışlı ve pratik olması, zaman kazandırması
7% Planlı bir şekilde güncelleme yapılabilmesi
Aynı zamanda kurumsal sayfaların sosyal medya hesapları kişisel hesaplara göre daha fazla yorum alıyor.
Firmalar için bu sayı günde 5.40 iken, kişisel hesaplar için 3.67.

Kaynak : Mashable

Türkçe Twitter geliyor


Twitter tüm kullanıcıların katkıda bulunabileceği bir çeviri merkezi açıyor. Bu sayede site yakında Endonezce, Rusça ve Türkçe olarak da kullanılabilecek 


Sosyal medyanın Facebook’tan sonra en çok bilinen ve kullanılan platformlarından biri olanTwitter, gönüllülerin yardımı sayesinde İngilizce dışında FransızcaAlmancaİtalyanca, Japoncaİspanyolcave Korece olarak kullanılabiliyor.
Şimdi Twitter bu çabalara ek olarak her kullanıcının müdahil olabileceği ortak bir merkez açarak ara yüz ve butonlarının başka dillere de çevrilebilmesini hızlandırıyor. Sitenin hedefinde ilk olarak Türkçe, Rusça veEndonezce olarak da yayına geçmek var.
Ünlülerin de sıkça kullandığı bir sosyal platform olan ve yeni dillerle yeni kullanıcılara ulaşmayı amaçlayan Twitter, yıl sonunda da Portekizce‘ye çevrilmiş olacak.
Bununla birlikte sitedeki tweetler orijinal dillerinde kalacak. Çevirmenler hem hâlihazırda kullanılan dillerdeki butonların ve menülerin üzerinden geçecek, hem de Twitter’ı yeni dillere uyarlamaya devam edecek.

ÇOK OKUDUK BİRAZ GÖZ DİNLENMESİ YAPALIM

SOR VE CEVABINI ÖĞREN BİLMEDEN GEÇME