8 Kasım 2011 Salı

Google+ Sayfaları bugün itibariyle bütün dünyada kullanıma açıldı.

İnsanlar + Sayfalar, beraber daha da güçlü
Google+ her zaman gerçek hayattaki paylaşım biçimlerini Internet’e taşıyan bir platform olmayı hedefledi. Google+ Sayfaları da aynı amacı taşıyor. Artık, mahallenizde en sık alışveriş yaptığınız dükkandaki yetkili ile ihtiyacınız olduğunda “videoyla sohbet” özelliğini kullanarak iletişime geçebilecek ya da en sevdiğiniz müzik grubunu turneye çıktıklarında yakından takip edebileceksiniz. Google+ sayfaları, gerçek dünyada bulduğumuz her şeye Internet’te hayat veriyor. Böylece, takip etmek istediğimiz her şeyi çevrelerimize ekleyerek, bizim için en önemli olan sayfalarla (yani insanlarla) daimi bir bağ kurmamızı sağlıyor.





İş dünyası ve markalar da Google+ sayfaları sayesinde müşterileri ve takipçileri ile sürekli olarak iletişimde kalabilecek. Müşterileriniz ve takipçileriniz, sizi +1’leyerek başkalarına tavsiye edebilecekleri gibi, Google+ sayfanızı çevrelerinden birine ekleyerek sizinle sürekli iletişimde kalabilecek. Hatta “videoyla sohbet” özelliği sayesinde ekibinizdeki insanlarla yüz yüze vakit geçirebilecekler. Yapmanız gereken tek şey, paylaşımda bulunmaya başlamak. Böylece, çok kısa süre içerisinde sizinle kontak kurmak isteyecek takipçileriniz ve sadık müşterilerinizle bir araya geleceğinizden emin olabilirsiniz.

Google+ sayfanızı açmak için beklemenize gerek yok: plus.google.com/pages/create sayfasından başlayarak kendi Google+ sayfanızı yaratın ve halihazırda var olan Google+ sayfalarına sizinkini de ekleyin.

Google+ Sayfaları ve Google+ Profilleri arasındaki farklar

Sayfalar profillere çok benzer ancak bazı önemli farklılıklara sahiptir:

Sayfa önceden eklenmedikçe veya kendisinden bahsedilmedikçe, sayfalar çevrelerine kullanıcı ekleyemez. Daha fazla bilgi edinin.
Sayfalar çeşitli farklı varlıklar için oluşturulabilir ancak profiller yalnızca kullanıcılar için oluşturulabilir.
Sayfa profilinizdeki öğelerin varsayılan gizlilik ayarı herkese açıktır.
Sayfalarda +1 düğmesi bulunur.
Sayfalar ne diğer sayfaları ne de Web'deki öğeleri +1'leyebilir.
Sayfalar oyun oynayamaz.
Sayfalar ‘Genişletilmiş çevreler’ ile paylaşma seçeneğine sahip değildir.
Sayfalar e-posta ve metin aracılığıyla ya da Google çubuğunda bildirim almaz.
Sayfalar mobil bir cihazda videoyla sohbet edemez.
Yerel sayfalar, kullanıcılara işletmenin fiziksel konumunu bulmaları konusunda yardımcı olan özel alanlara sahiptir. Yerel sayfalar hakkında daha fazla bilgi edinin.
Google+ sayfaları ve Google+ profilleri birbiriyle nasıl etkileşimde bulunabilir?
Sayfalar, bir Google+ profili sahibine oldukça benzer bir şekilde diğer Google+ kullanıcıları ile etkileşimde bulunabilir. Google+ sayfanızın sahibi olarak şunları yapabilirsiniz:

Kullanıcıların yayınlarını +1'leyin, yayınlara yorum yapın ve onları yeniden paylaşın.
Çevrelere kullanıcılar (sizi zaten eklemiş olanlar) ve sayfalar ekleyebilirsiniz.
Videoyla Sohbet başlatın ve onlara katılın.
Yayınlarda ve yorumlarda kullanıcılardan (sizi zaten eklemiş veya sizden bahsetmiş olanlar) bahsedin.
Kullanıcıları ve sayfaları engelleyin ve yoksayın.
Bir sayfanın Google+ profilinizle ne ölçüde etkileşimde bulunabileceği konusunda endişe duymanıza gerek yok. Bir çevreye ekleyerek veya ondan bahsederek bir sayfayla ilgilendiğinizi göstermedikçe, o sayfanın size ulaşması için yapabileceği neredeyse hiçbir şey yoktur.

Bir sayfanın sizinle etkileşim kurma yollarını sınırlandırmak istiyorsanız sayfayı çevrelerinizden çıkarabilir, yoksayabilir veya engelleyebilirsiniz. Ayrıca, kötüye kullanım şeklinde davranıyorsa sayfayı kötüye kullanım konusunda bildirebilirsiniz.

Google Arama’da yeni bir özellik: Direct Connect
İnsanlar her gün Google’da milyarlarca arama yapıyor. Sıklıkla da iş dünyasından isimleri ve markaları arıyorlar. Bugün kullanıma açtığımız Google+ Sayfaları, insanların yaptığı bu aramaların, anlamlı ve sonuç veren aramalar olmasını sağlayacak. Artık Google+ Sayfalarını Google arama sonuçlarından direk çevrelerinize eklemenin iki yolu var. İlki, Google+ sayfalarını arama sonuçlarına dahil etmek, ikincisi de Direct Connect isimli bir özellik.

Örneğin, bir filmin fragmanını izlediğinizi ve çok beğendiğinizi varsayalım. Ya da en sevdiğiniz müzik grubunun yaşadığınız şehirde konser vereceğini duydunuz. Her iki durumda da daha fazla bilgi almak istersiniz. İşte Direct Connect bu bilgiye erişimi sizin icin çok daha kolaylaştırıyor; hatta otomatik bir hale getiriyor. Tek yapmanız gereken; +Google örneğinde olduğu gibi, Google arama sayfasına gidin ve arama kutusuna önce ‘+’ sonra da aramak istediğiniz sayfanın adını yazın. Sizi doğrudan aradığınız konunun Google+ sayfasına yönlendireceğiz ve isterseniz çevrelerinize de ekleyeceğiz.

Direct Connect şu anda sınırlı sayıda sayfa için çalışıyor ( +Pepsi ve +Toyota gibi), ancak yakında pek çok sayfada kullanılabilecek. Direct Connect ile ilgilenen kuruluş ve şirketler bu özellik ile ilgili daha fazla bilgi almak için yardım merkezini ziyaret edebilirler.

22 Eylül 2011 Perşembe

SocialBakers ‘ın Facebook Ağustos Raporu İrem Acar Yıldırım (Digital Supervisor)

22
EYL/11
SocialBakers ‘ın Facebook Ağustos Raporu
İrem Acar Yıldırım (Digital Supervisor)


Socialbakers kullanıcılarına kendi üllkelerindeki aylık facebook raporunu gönderiyor. Raporda Türkiye’den Facebook sayfalarına ait çok önemli istatistiklere yer veriliyor.

Ülkemizde Ağustos 2011 itibariyle 30.534.780 Fcebook üyesi bulunuyor. Bu rakam Temmuz 2011’de 29.951.960 ki bu rakam Haziran ayına göre 300 binlik bir artış göstermiş. 30 milyonluk Facebook nüfusuyla Türkiye, dünya genelinde dördüncü ülke. Türkiye nüfusunun %38.5′i Facebook kullanıcısı bu da markalar için ciddi bir potansiyel anlamına geliyor.

SocialBakers aşağıda sizlerle paylaştığımız verileri oluşturmak için Türkiye’de 20 sektörden 623 firmanın/markanın Facebook sayfasını takip ediyor.

Raporda Facebook’ta Türkiye’den 3 farklı istatistiğe yer veriliyor.

Takipçileriyle etkileşimde en başarılı olan
Duvarı hayranları tarafından en çok kullanılan
En çok hayrana sahip Facebook sayfaları

I. Etkileşim oranı;
SocialBakers tarafından Facebook sayfalarının sahip olduğu hayran sayılarının, o hayranların sayfadaki aksiyonlarıyla olan oranın hesaplanması ile belirleniyor.

2.Duvarı hayranları tarafından en çok kullanılan
SocialBakers tarafından sağlanan bir başka veri de Facebook’ta hangi sayfaların takipçilerinin sayfanın duvarında en aktif olduğu ile ilgili. Hayran sayısı ile sayfadanın duvarında yer alan kullanıcı kaynaklı iletilerin karşılaştırılması sonucunda bu konuda en başarılı Facebook sayfası Ağustos ayında ‘Turkcell’ oluyor. 1.082.033 takipçiye sahip sayfada 3.959 duvar paylaşımı yer almış.
3En çok hayrana sahip Facebook sayfaları
SocialBakers Ağustos 2011 raporunda yer alan diğer istatistik ise en çok hayrana sahip Facebook sayfaları. Avea’nın 1.527.145 fan ile birinci olduğu listede, Hangi Üniversite ikinci ve Trendyol Türkiye üçüncü sırada yer alıyor.



17 Eylül 2011 Cumartesi

2011 VE GOOGLE




2011 yılı Google için oldukça hareketli geçiyor. Bir yandan servislerini geliştirdiği yenilikler ve satın almalarla güçlendirmeye çalışan Google, diğer yandan da farklı davalar nedeniyle sık sık mahkemelerin yolunu tutuyor. SearchInfluence.com bugüne dek yıl içerisinde Google açısından önemli bazı olayları bir infografik olarak bir araya getirmiş. Ocak ayından başlayarak Google için yeni satın alma veya dava konularını içeren infografik ilk bakışta biraz karışık görünüyor. Buna rağmen içerdiği bilgileri sizlerin de ilginç bulacağını düşünüyorum. İşte 2011 içerisinde Google adına önem taşıyan yenilikler, satın almalar ve arama devinin uğraşmak zorunda kaldığı davalar… İnfografikte beyaz olan bölümler Google adına başarıyla tamamlanmış satın almaları veya kazandığı davaları temsil ediyor. Gri bölümler ise Google’ın başarısız girişimlerini veya aleyhine sonuçlanan davaları tanımlıyor. Mavi alanlar halen devam eden süreçleri ifa ediyor. Ayrıca her kutucuğun yanında bir de bayrak simgesi göreceksiniz. Bu bayraklar da söz konusu olayların hangi ülkelerde gerçekleştiğini gösteriyor. Ayrıca her olay etkilediği veya benzer diğer olaylarla çizgiler yardımıyla birleştirilmiş. Son olarak her kutucuğun üst köşesinde yukarı doğru yeşil veya aşağı doğru kırmızı bir ok göreceksiniz. Bu da olayın meydana geldiği süreçte Google hisselerinin hangi yöne doğru hareket ettiğini tanımlıyor. Tabi ki Google hisselerindeki her hareketi tek bir olaya bağlamak doğru olmayacaktır ama özellikle ilgili olabilecek konularda bu da dikkate alınması gereken bir nokta.

2 Eylül 2011 Cuma

GOOGLE PLUS HAKKINDA


2011 yılını ele alırsak şansın Google’ dan yana olduğunu söyleyebiliriz.  Çok geçmeden Google+, Google +1 ve gelişmelerini hızlıca gözden geçirelim istedim.

  İlk olarak Google Plus’ u ele alalım. Facebook gibi sosyal ağ devinin karşısına ilk önce Wave ile çıkmayı denedi olmadı. Sonra Buzz diyerek karşısına dikildi yine olmadı. En sonunda Plus servisini hizmete sokarak bu kez iddalı olduğunu gösterdi. Servisin içine Buzz’ u dahil etmeyi unutmadı. Bu da vazgeçmediği anlamına geliyor.  Basitçe Plus’ u anlatacak olursak Plus, Google‘ın sunduğu tüm hizmetlerin tek bir platformda yer almasıyla oluşan bir sosyal ağ. Elektronik postalarınıza bakıp, Gtalk’tan konuşup, Maps ile yerinizi bildirdiğiniz, Buzz ile şakıdığınız, +1 ile tavsiyeleriniz ve en önemlisi çoklu sohbet etme imkanını elinizde tutmuş oluyorsunuz.
Facebook ve Twitter’ da olduğu gibi Google+ profilinizde kişileri engellemek mümkün. İlgili kişinin profiline girip “block” dediğiniz anda o kullanıcı çevrenizden çıkartılıyor. Haber akışında kişinin gönderilerini göremiyorsunuz. Çevrenizdeki kişilerle olan paylaşımınızı göremiyor ve herhangi bir paylaşımınıza yorum yapamıyor.  Ayrıca Facebook’ taki gibi gizleme seçeneğinden faydalanabiliyorsunuz. Gizleme seçeneği önümüzdeki günlerde aktif olacak.
Kişiler burada çevre olarak nitelendiriliyor. Arkadaşlarınız, İzledikleriniz, Aileniz vs  çember oluşturup çevrenizi gruplayabiliyorsunuz. Genel olarak çevrenizde olanlar ve çevresine ekleyenler olarak ikiye ayırabiliriz.
  +1 neyin nesi derseniz; satın aldığınız ürün veya hizmeti arkadaşlarınızla paylaşmak isteyebilirsiniz. Beğendiğiniz herhangi bir şeyi tavsiye edebilir ve ya tavsiye alabilirsiniz. Google Search’ te bir arama yaptınız ve karşınıza onbinlerce sonuç çıktı. Google +1 sayesinde en doğru sonuca ulaşabiliyorsunuz. +1 kısacası Facebook’ un Like butonuna karşılık en iyi servis diyebiliriz.  +1 lediğiniz site ve ya sayfalar Google+ profilinize yerleşmiş oluyor.
http://festikan.com/

26 Temmuz 2011 Salı

Sosyal Medya ve İşinizdeki İletişim Stratejisi (İnfografik)

Ya Facebook Hiç Olmasaydı?


                                                   
2004 yılında yayına başladı Facebook. O tarihten bu yana büyük bir hızla insanların hayatında önemli bir yere sahip oldu. Ancak ne onu yaratanlar ne de kullanıcıları bu kadar vazgeçilmez olabileceğini eminim tahmin etmemişlerdi.
Bugün ayda ortalama “770 milyar” sayfa gösterimi ile internet trafiğinin zirvesinde bulunan Facebook’un hiç olmadığını, hayatımıza hiç girmediğini düşünelim mi? Acaba o zaman neler eksik kalacaktı?
Ama önce Facebook’un şu anda ne kadar etkin olduğuna rakamlar ile bir göz atalım:
  • Ocak, 2011 itibariyle, dünyada yaklaşık 600 milyon Facebook Kullanıcısı bulunmakta. Oysa, M.S. 1600 yılında dünya nüfusu sadece 545 milyon idi. Şu anda Rusya’nın nüfusu 143 milyon, Kuzey Amerika’nın ise 344 milyon. Avrupa’da internet kullanan kişi sayısı ise 475 milyon.
  • Ortalama bir Facebook kullanıcısı, ayda 90 parça içerik (yazı, yorum, paylaşım, vs.) üretmekte.
  • Ortalama bir Facebook kullanıcısının 130 tane arkadaş bağlantısı bulunmakta.
  • Facebook kullanıcılarının kadın-erkek dağılımı ise oldukça dikkat çekici:
    Yaş Aralığı                -               KADIN       –      ERKEK13-17                                           %21.0               %20.0
    18-25                                           %25.3               %26.4
    26-34                                           %25.4               %26.6
    35-44                                           %14.8               %14.8
    45-54                                           %8.5                 %7.4
    55-64                                           %5.0                 %4.2
  • Ortalama bir Facebook kullanıcısı, her ziyaretinde ortalama 23 dakika zaman geçirmekteFacebook’ta.
  • Yerel işletmelerin %70′i pazarlama faaliyetlerinde Facebook’u kullanmakta.
PEKİ FACEBOOK HİÇ OLMASAYDI?
  • Arkadaşınıza hoşunuza giden bir resmi göstermek istediğinizde ne yapacaktınız?
    Seçenek 1: Arkadaşınızın bir sohbet yazılımında (msn messenger, gtalk, skype, vb.) çevrimiçi olmasını bekleyecektiniz.
    Seçenek 2: Arkadaşınızı yüzyüze görene dek bekleyecektiniz.
    Seçenek 3: Arkadaşınıza e-posta ile gönderecektiniz ve e-postayı alıp resmi görmesini bekleyecektiniz.
    Oysa, Facebook sayesinde, resmi arkadaşınızın duvarına göndermeniz yeterli. Mutlaka görecektir!
  • Bir gece önce katıldığınız partide çok eğlendiğinizi arkadaşlarınızın bilmesini istediğinizde ne yapacaktınız?Seçenek 1: İşe parti kıyafetleriniz ile gidecektiniz ve herkes sabahlara kadar çılgınca eğlendiğinizi anlayacaktı.
    Seçenek 2: Muhabbet sırasında bir fırsatını yaratıp dün gece gittiğiniz partiden ve nasıl eğlendiğinizden bahsedecektiniz.
    Oysa, Facebook sayesinde profil sayfanıza partiye ait fotoğraflar koyarak ve durumunuza (status) “dün gece parti çok çılgındı!” gibi bir ileti yazarak bunu kolaylıkla yapabilirsiniz.
  • Arkadaşlarınız ile biraraya gelmek, küçük bir parti düzenlemek istediğinizde ne yapacaktınız?Seçenek 1: Davetiye hazırlayıp tek tek herkesin eline geçmesini sağlayacaktınız. Bunun için de epey uğraşacaktınız.
    Seçenek 2: Tüm davetlileri tek tek arayacaktınız. Hepsinin programlarının uygun olmasını dileyerek ve sonradan organizasyon zamanını doğru hatırlamalarını umarak telefon görüşmeleri yapacaktınız.
    Oysa, Facebook sayesinde bir ‘Facebook Etkinliği’ yaratıp tüm arkadaşlarınıza etkinlik daveti göndermeniz yeterli.
Gördüğünüz gibi aslında bu Facebook dedikleri platform pratik faydalarıyla insan hayatının ihtiyaçlarına cevap verebilmeyi başardığı için belki de bu kadar yaygınlaştı ve hayatımızın vazgeçilmez bir parçası oldu. İnternete girip de Facebook sayfamıza bir bakmadan çıkamaz olmamızın nedeni belki de bu ayrıntılarda gizli.
Siz ne dersiniz?

25 Temmuz 2011 Pazartesi

formspring.me

Ask me anything http://formspring.me/blogmedyatik

Facebook’un Marka Değeri


Facebook 2004 yılında kurulduktan sonra geçen 7senelik süreçte maddi açıdan ne kadar büyük bir değer kazandığını gelin birlikte inceleyelim.Kurulduktan tam 2 sene sonra Yahoo tarafından satın alınmak isteniyor fakat Mark Zukerberg bu teklifi reddediyor.Yahoo’nun sunduğu teklif ise 1milyar dolardır.Yani şuan ki facebook değerinin neredeyse %1 ‘ini teklif eden yahoo’nun bu teklifini kabul etmeyen Mark’ın facebook’a ne kadar güvendiğinin en büyük kanıtıdır aslında.
2007 senesinde facebook’un %1.6′lık hissesini 240milyon dolara satın alır.Bu arada 2007 yılındaki kazancın hemen hemen 5katı kadar kar 2009 yılında elde edilir.2010 yılında Facebook 500milyon kullanıcıya ulaştığını duyurur ve şirketin o seneki geliri tam 2milyar dolardır.2011 yıl sonunda ise değeri 100milyar dolara ulaşacağı tahmin edilmektedir.

Sosyal Ağların Tarihçesi


1971 yılından günümüze kadar internet üzerinden iletişimin ne kadar geliştiğini incelemeye hazır mısınız? Tam 40yıllık serüvenin sonunda şuan geldiğimiz durum gerçekten muazzam durumda.Artık Dünya üzerinde yaşayan her insana ulaşmamız mümkün ve bu ulaşım sürecinin de bir o kadar kısa ve kolay olduğuna hep birlikte tanık oluyoruz.
1997 yılında Aol instant messenger piyasaya çıkmıştır.Aynı sene Sixdegrees.com ile üyeler kendi profillerini yaratıp arkadaşlarını listeleyebiliyordu.2003 yılında Myspace ve 2004 yılında Facebook sadece harvard üniversitesinden üye alımı yaparak hizmete girmişti.Bundan tam 2 sene sonra 2006 yılında Twitter hizmete geçmiştir.Ayrıntıları aşağıdaki infografik çalışmasında bulabilirsiniz.
Insanların birbirine bu kadar kolay ulaşmasının yarattığı elbette olumlu ve olumsuz sonuçlar mevcuttur fakat şimdi bunları konuşmayalım ve nasıl bu hale geldik gelin aşağıdaki infografik çalışmasını birlikte göz atalım ve yorumlayalım ;.Ilk olarak mail‘in 1971 yılında gönderildiğinden daha önce bahsetmiştik.1994 yılında ise ilk sosyal ağ sitesi olarak Geocities kurulmuş ve site üyeleri ücretsiz kendi sayfalarını yapabilmekteydi.


Yaş Gruplarına Göre Sosyal Medya


24 Temmuz 2011 Pazar

Sosyal medya da güven yaratmak.


Sosyal medya iletişim unsurlarından biri de güvendir. , Çevrimiçi iletişim, herhangi bir dokunmatik bir şirket lehine çalışacak bir şey var ve faktör hissediyorum değildir bu yana, iletişim güven inşa ediyor.
Internette sörf yaparken, bir Infographic karşılaştımSocialmediagrahics online güven 8 ayrılmaz parçaları askere.Şirketler, iyi reklam oluşturma konusunda büyük bir pazar araştırması, satış stratejisi yanı sıra iyi bir online kampanyaları yürüten bir çok stres koymak, ama tüm bunları daha iyi çalışmasına yardımcı olur, müşterilerine güvenilir bir marka bakarsanız ve bu niyetle kadar.
Bir toplum inşa ederken, bu içeriği ile taze tutmak ve üyeleri cevap vermek için zaman aşımı almak için iyi. Beklentiler oluşturmak da önemlidir, ancak doğru bunları oluşturmak. Bu etik online reklamcılık ve gerçekleri sunan oldukları gibi tekrar tarafından desteklenmektedir.Çevrimiçi çalışırken, hedef kitlenizin gizlilik, onların bilgi ve kötüye saygı için gerekli. Bu şeyler çevrimiçi asla ölmeyecek beri gerçekleri yanlış akıllıca değildir ve her zaman aranabilir. Herhangi bir yanlış bilgi veya Aslında, müşteri için bir şirket imajını engel olabilir. Son olarak, birlikte müşterilerinin zihninde iyi bir izlenim yaratmak pozitif reklam ve düzenli nişan tekrarladı.

27 Haziran 2011 Pazartesi

Türkiye Facebook’ta 30 Milyona Çok Yakın




Türk kullanıcıların Facebook’ta dikkat çekici yükselişi dünya genelinde dikkatlerin üzerimizde toplanmasını sağlıyor ve bu konuda yeni bir kilometre taşını geride bırakmak üzereyiz.SocialBakers‘a göre Facebook’taki Türk kullanıcı sayısı 30 milyona dayanmış durumda.
Şu anda Facebook’taki kullanıcı sayımız* 29.3 milyon civarında. Halen dünya sıralamasında 4. konumdayız ve 3. sıradaki İngiltere ile aramızda 500 bin kişilik fark var.
eçen 1 milyona yakın Facebook hesabının kapatıldığı İngiltere’yi geride bırakarak yeniden 3. sıraya çıkmamız da Temmuz ayı başında mümkün olabilir ama Hindistan’ın bizi geçme ihtimalini de göz önünde bulundurmak gerek. :)
Kullanıcı sayısının artışına baktığımızda son 1 ayda Facebook’taki kullanıcı kitlemize yüzde 6,27 artışla 1.7 milyon kişinin eklendiğini görüyoruz. Bu da önümüzdeki ay ortalarında 30 milyon sınırını geçebileceğimize işaret ediyor.
Haziran ayında paylaştığımız Facebook Türkiye İnfografiği’nde Türk kullanıcı sayısı 28,89 milyon idi ve bize bu yükselişi takip etmemiz için işaret veriyordu. Avrupa’nın kıtalar sıralamasında üst sırada olmasında pay sahibi olan Türkiye, Facebook’un en popüler olduğu şehirler sıralamasına da İstanbul’u 2. sıradan sokuyor.Bu arada eğer KKTC’deki Türk Facebook kullanıcılarını Türkiye’ye ekleyecek olursak 30 milyon sınırına çok daha yakın olduğumuzu söyleyebiliri
Geçtiğimiz 6 ayın tablosuna baktığımızda, gözle görülür bir kaç düşüş dışında, Facebook’un Türkiye’deki popüleritesinin artmaya devam ettiğini görüyoruz. Aralık 2010′da 24,5 milyon civarında olan kullanıcı sayımız, Haziran 2011′e geldiğimizde 29,5 milyona yaklaşmış. Bu 5 milyon kişilik artışın 1,7 milyonunun son ayda gerçekleştiğini dikkate alırsak Temmuz ayında 30 milyon sınırını geçeceğimize kesin gözüyle bakabiliriz.
 WEBRAZZİ.COM

Twitter 175 Milyon Üyeye Ulaştı, Tweetler 30 Milyara Yaklaştı.


Twitter CEO’luğundan ayrılarak servisi geliştirmeye odaklanan Evan Williams, NY Times‘a verdiği röportajda Twitter’ın son durumunu paylaştı. Ev‘in verdiği bilgiye göre Twitter 175 milyon kullanıcıya ulaşmış durumda.
Web dünyasında çok sık rastlanmayan bir ilgiye maruz kalan Twitter, bilindiği gibi uzun süre servisi geliştirmekten ziyade ayakta tutmaya çalışmıştı. 3 yıl önce 503,000 üyeye sahip servisin, geçen yıl üye sayısı 58 milyon iken Williams bugün üye sayısının 175 milyonu ulaştığını dile getiriyor. Twitter’a günlük kaydolan kullanıcı sayısı ise 370 bin olarak hesaplanıyor.
Twitter’ın son aylardaki yükselişi de dikkat çekiyor.  Twitter son 2 ayda 30 milyon üye kazanarak günde ortalama yarım milyon üye almayı başarmış. 14 Eylül’de Twitter üye sayısı ise 160 milyonolduğunu hatırlarsak 1,5 ayda 15 milyon üyenin kaydolduğunu görebiliyoruz.
Tweetlere bakıldığında da Twitter’ın kullanışının da yükseldiğini görüyoruz. 3 Mart itibariylepaylaştığımız yazıda, 10 milyara yaklaşan Tweet sayısı 8 ay sonra 30 milyara dayanmış.Gigatweeter‘e göre Tweet sayısının 30 milyara ulaşmasına 6 gün var.
Türkiye’den üye sayısını net olarak bilmediğimiz Twitter’ın, ülkemizden aldığı günlük tekil trafikGoogle AdPlanner’a göre 250 bin civarında. Dünya genelinde ise günlük tekil ziyaretçi sayısı AdPlanner’a göre 20 milyona yakın iken, Compete 28 milyonun üzerinde gösteriyor.
Twitter üye sayısı açısından Facebook’un yanına bile yaklaşamasa da üretilen ve paylaşılan içerik açısından, kendi içinde ciddi bir güce sahip. Google TV’de  de yerini alan Twitter’ın, 2011′de yükselişine nasıl bir ivme ile devam edeecğini merak ediyoruz.
fFIRAT DEMİREL WEBRAZZİ .COM

7 Haziran 2011 Salı

Steve Jobs bulutla döndü! Apple'ın yeni ürün tanıtımını Steve Jobs kimselere bırakmad


Steve Jobs bulutla döndü!
Apple'ın yeni ürün tanıtımını Steve Jobs kimselere bırakmadı
07 Haziran 2011 Salı, 12:58:35
HABERTURK.COM EKONOMİ SERVİSİ
SELİN KUNT
skunt@haberturk.com

Sağlık sorunları nedeniyle Ocak ayı başında izine ayrılan Apple şirketinin kurucu ortağı, İcra Kurulu Başkanı ve Genel Müdür Steve Jobs, Apple'ın Tüm Dünyadaki Geliştiricileri Konferansı'nda konuşma yaptı.

Jobs Apple'ın yeni bulut (cloud) temelli hizmeti iCloud'u tanıttı. iCloud tüm içeriğini bulutta, yani çevirimiçi sunucularda saklayacak ve bu içeriğini kullanıcının hesabı altındaki tüm cihazlara internet üzerinden iletebilecek.Şimdilik bu hizmet sadece iTunes için geçerli olacak. Kullanıcı istediği Apple cihazından bağlanıp (iPhone, iPad, iPod, Mac) kendi iTunes hesabındaki tüm içeriğe ulaşabilecek. Böylece bir kere ödeme yaptığı içeriği tüm cihazlarına indirip kullanabilecek.

(Steve Jobs Apple'ın iCloud için kullanacağı sunucuları tanıtıyor)

Şimdilik sadece müzik hizmeti iTunes için kullanılacak olan iCloud teknolojisi ile her kullanıcıya 5GB'lık ücretsiz alan verilecek.

"Herkese açık bulut teknoloji"nin bir örneği olan (herkese açık, hibrid ve kişiye özel olarak 3 çeşit bulunuyor) bu hizmetle kullanıcının içeriye ulaşımı kolaylaşacak, istediği zaman istediği yerde yükleme, depolama ve iletim-işletim yapabilecek.

BULUT TEKNOLOJİSİ NEDİR?
Bulut teknolojisi bilişimin geleceği olarak görülüyor. Özellikle mevcut cihazlarda kullanıcılar her geçen gün daha fazla kişisel ver, data saklamak istediği için barındırma kapasitesi büyük sorun oluyor ve cihazların özellikleri, kapasiteleri gittikçe artıyor. Bilgisayar, notebook, netbook, ve taşınabilir akıllı cihazların teknoloji ve kapasitesinin artmasıyla elbette fiyatlar da artıyor.
Bulut teknoloji burada bir çözüm olarak devreye giriyor ve en düşük kapasiteli cihazla bile istediğimiz yerden istediğimiz zaman her tür bilgiye, kişisel veriye ulaşmayı sağlıyor.

Bulut teknolojisinde verilerimiz kendi cihazlarımızda değil hizmeti aldığımız firmanın sunucularında saklanıyor ve internet bağlantısı ile erişilebilir halde oluyor.

Aslında bu teknolojiye hiç yabancı değiliz. Hali hazırda kulandığımız email hizmetleri (Hotmail, Gmail...), Youtube, Facebook gibi siteler şu an aynı şekilde kişisel verilerimizi kendi sunucuları üstünde saklıyorlar ve internet üzerinden erişim veriyorlar.

Elbette her güzel şey gibi bu teknoloji de riskleriyle beraber geliyor. Bir sunucu üzerinde erişime açık olarak kişisel verilerinizin olması korsanlara ve veri hırsızlığına açık kapı bırakıyor. Sony'nin Playstation'la yaşadığı sorunlar henüz hafızalarda taze iken firmanın güvenlik sistemlerinin insafına bırakılan kişisel bilgilerin ne derece korunaklı olacağı tartışmalı bir durum arz ediyor.

skunt@haberturk.com





FACEBOOK TÜRKİYE İSTATİSTİKLERİ İNFOGRAFİĞİ


30 Mayıs 2011 Pazartesi

ARAMANIN İNFOGRAFİK TARİHİ

Eğer arama motorları olmasaydı internetin bugünkü kadar popüler olamayacağı kesin. Uçsuz bucaksız bağlantı denizinde sizin aradığınızı, üstelik de son derece hızlı bir şekilde bulup getiren arama motorlarının tarihi 1990′ların başlarına kadar uzanıyor. Yani neredeyse internet ile aynı yaşta olan arama motorları zaman içinde çok değişti, çok geliştiler. Bir zamanlar çok popüler olanların bugün adı bile duyulmuyor.
Bugün artık milyar dolarlık bir endüstri haline gelen arama motorları ile ilgili SEO.com‘un hazırladığı infografik’te tarihsel olarak arama motorlarının gelişiminin yanı sıra, Google, Bing ve Yahoo’nun pazar payları, kullanıcıların SEO için harcadıkları rakamlara da yer verilmiş.
http://www.webrazzi.com/2011/05/28/aramanin-tarihi-infografik/

28 Mayıs 2011 Cumartesi

Sosyal medya hayatı şeffaflaştırıyor

Sosyal medya hayatı şeffaflaştırıyor

Dünyanın en büyük ikinci global reklam ajansı ağı olan BBDO Worldwide, BBDO Dünya Konferansı’nı, 17-20 Mayıs arasında İstanbul’da gerçekleştirdi. Konferansa, BBDO’nun 79 ülkeden ve grup şirketi Proximity Worldwide’ın 62 ülke ofisinden temsilcilerin yanı sıra Omnicom Grup’un yöneticileri de katıldı. Toplantıya katılanlar arasında 10 Mayıs’ta Proximity’nin dünya başkanlığı görevine atanan Chris Thomas da bulunuyordu. Aynı zamanda BBDO Asya CEO’luğunu da sürdürecek olan Thomas yeni görevi, BBDO Worldwide CEO’luğunu da yürüten Andrew Robertson’dan devraldı. Thomas, sosyal medya ve reklamcılığa etkileri hakkında sorularımızı cevapladı.
Sosyal medya neden moda?
Sosyal medya dünyamızı değiştiriyor. Bilginin oluşturulması ve tüketilmesi süreçlerini demokratikleştiriyor. İnternete erişimi olan herkese yayımcı gücü veriyor. Sosyal medya, Groupon ve E Bay örneklerinde olduğu gibi satın alma şeklimizi değiştiriyor. Markaları nasıl değerlendirdiğimizi yeniden şekillendiriyor; örneğin, eskiden eşe dosta danışırken şimdi internette fiyat karşılaştırması yapıyoruz. Arkadaşlarımızla, ailemizle, çevremizle iletişim kurma yöntemimizi değiştiriyor. “Moda” kelimesi sanki gelip geçici bir fenomenmiş algısı yaratıyor. Sosyal medya kalıcı ve hayatımızda neden olduğu değişiklikler yeni başlıyor.
Geçen günlerde Kütahya’da bir deprem yaşadık. İlk aldığımız bilgiler Twitter ve benzeri araçlardandı. Ancak sosyal medyada dolaşan bilginin üçte ikisi çöptü. Bu olay özelinde sosyal ve geleneksel medya ile gazetecilik hakkında ne söyleyebilirsiniz?
Twitter mükemmel bir alarm sistemi. Kullanıcılar, süratle takipçilerine bilgi verebiliyorlar. Fakat bilinen gazetecilik anlamında bir haber kaynağı değil. Bir redaksiyon mekanizması yok ve herkes ne isterse onu yazmakta serbest. Kaldı ki, geleneksel medyada da herhangi bir konuda yazılmış bütün haberleri toplayıp okuma imkânı olsa, yine üçte ikisinin çöp çıkacağını düşünüyorum. Fakat deprem gibi büyük olaylarda insanların çoğunun BBC veya CNN gibi ana mecralara bağlantı verdiklerini ya da retweet’lediklerini görüyoruz.
Buradaki ana fikir, koca bilgi okyanusu içinde insanların güvenilir siteler ve kaynaklardan ilgi alanlarına göre bilgi toplamalarıdır. Farklı yollardan eriştiğimiz, geleneksel haber kaynağı olan bu siteler aslında birer sosyal “marka”dırlar. Örnek olarak, Çin’de 100 milyondan fazla takipçisi olan Han Han gibi etkili blog yazarları veya Starbucks gibi çok büyük online topluluklara sahip markalar gösterilebilir. Bu tür sosyal mecralar, güven, takipçilerinin ilgi alanına yakınlık ve sağladıkları katma değer sayesinde oluşuyor; aynı markalarda olduğu gibi. Sosyal medya kuruluşları, siyasetçileri şeffaf olmaya zorluyor.
Markalar yerini iyi kavramalı
Her marka, sosyal medya dünyasındaki yerini çok iyi kavramalı. Çok değil, sadece 10 yıl öncesine kadar markalar verdikleri mesajı kontrol edebiliyorlardı. Bugün ise, tüketicilerinin katılabilecekleri, parçası olacakları, paylaşacakları içerikler yaratmak zorundalar. Markalar yaratıcılıklarını kullanarak dijital dünyada kendileri hakkında konuşulmasını sağlayabilirler.

SocialWork deneyimi

BBDO ve Proximity olarak bu alanda SocialWork adını verdiğimiz model sayesinde çok deneyim edindik. Yaklaşımımızı, sosyal ortamların normlarına ve insanların birbirlerinden ve markalardan beklentilerine uygun tarzda şekillendiriyoruz. Proximity İstanbul ekibi de BBDO’daki meslektaşları ile yakın bir çalışma ortamı içerisinde iletişimin erişimi için çalışıyor.

Sosyal medya geçici değil kalıcı

Markalar günümüzde son derece şeffaf ve demokratik bir dünyada yaşadıklarının çok iyi bilincinde olmalılar. Müşteri hizmetlerinde yapılacak en ufak bir hata ya da üründe küçük bir kusur birkaç saat içinde global bir meseleye dönüşebilir. WikiLeaks’in sebep olduğu etkiye, Toyota hakkında konuşulanlara bakmak etkiyi görmek için yeterli.

Kampanya 20 bin kez konuşuldu

Proximity İstan-bul’un tüm sosyal medya yönetimini üstlendiği Biscolata kampanyası, yaptığımız işlere verebileceğimiz en güncel örneklerden biri. Biscolata reklam filminin yayımlanmasından 2 ay sonra bile hâlâ marka hakkında konuşuluyordu. Kampanya, internette 20 bin kez konuşma konusu oldu, Twitter’da 1.5 milyon kişiye ulaştı.

17 Şubat 2011 Perşembe

formspring.me

Ask me anything http://formspring.me/blogmedyatik :Hakkımda bilmek istedikleriniz sorun cevaplayayım.

GENÇLER YA UYKUDA YA ONLİNE :OMD DİGİTAL

http://www.omddigital-tr.net/preview/iab/newsletter/omddigital/11_02_2011/omd_newsletter_11_02_2011.html

IAB Türkiye İnternet Ölçümleme Araştırması, Türkiye'de
12-25 yaş arasında toplam 12.3 Milyon gencimizi yanısıtıyor.
Bu gençlerin % 98'i her gün veya haftada bir kaç kez internete giriyor. %69'u evden , %6'sı internet kafelerden , % 5'i ise okuldan bağlanıyor. Sosyalleşmek için sosyal medya,
eğlenmek için online oyunlar var. Epostayı unutmuşlar,
%62'si arkadaşlarıyla haberleşmeyi sosyal ağlar veya anlık mesajlaşmalarla yapıyor.
Gençler, elbette diğer mecraları da tüketiyorlar, ama yine
internet üzerinden: Bu yaş grubunun %54'ü TV'yi internetten izliyor, radyoyu internetten dinliyor ve gazeteleri de internetten takip ediyor. Çoğu birden fazla mecrayı aynı anda tüketebiliyor, internette ödev için araştırma yaparken, müzik dinleyip, mesajlaşıyor.
%66'sı ögrenci, %34'ü çalışan bu kitle, sadece gençliğe yönelik markaların hedef kitlesi degil. Onlar, kısacık bir zaman sonra büyüyecek ve temel hedef kitle haline gelecekler, yani alışverişte karar verici olacaklar.
Marka yetkililerine düşen, medyayı çok farklı tüketen, her dijital kanaldan internete giren, imkanların elverdiği her fırsatta online yaşayan bu kitleyi iyi tanımak.

KAYNAK: 
http://www.omddigital-tr.net/preview/iab/newsletter/omddigital/11_02_2011/omd_newsletter_11_02_2011.html

15 Şubat 2011 Salı

Firmaların Sosyal Medya Kullanımı



By Irmak A.15. Şubat 2011 14:38
Kurumsal yapılar ve küçük firmalar arasında teknolojiye adaptasyonun artmasıyla, sosyal medya da işletme sahiplerinin daha fazla ilgilenmeye başladığı bir mecra haline geldi. Aslına bakılırsa, sosyal medya bu yıl website ve e-mail pazarlamanın hemen peşi sıra online pazarlama konusunda en fazla büyümeyi gösteren alan oldu.
Bu infografikte firmaların sosyal medyayı bir pazarlama aracı olarak ne ölçüde kullandıkları, sosyal medya yönetimini ne şekilde yaptıkları gibi ilgi çekici bilgiler yer alıyor.
Firmalar hangi sosyal ağları kullanıyor?
Firma sahiplerinin de önde gelen sosyal ağlar üzerinde profilleri bulunuyor.
Twitter ve Facebook’a gönderilen tüm bit.ly uzantılı linkler incelendiğinde ortalama olarak Twitter’a gönderilen bir linkin 117 tıklama, Facebook’a gönderilen bir linkin ise 250 tıklama aldığı belirlendi.
Peki firmalar hangi platformu kullanmalı?
İkisini de! Çünkü Twitter, takipçilerinizin sizinle iletişime geçmeleri ve interaktivite kurulması açısından daha fazla tercih ettikleri bir mecrayken, Facebook sayfanıza daha fazla trafik getiriyor.
Firmalar sosyal ağlara ne sıklıkla gönderi yapıyorlar?  Bu gönderilere ne kadar karşılık (cevap-yorum) alıyorlar?
62% haftada 8 ve üzeri - Günde 10.27
24% haftada 1-7 arası - Günde 0.33
14% haftada 1 ya da hiç - Günde 0.02
Firma sahipleri neden sosyal medya yönetim araçlarını kullanıyorlar?
42% Tüm sosyal ağları yönetebilmek için tek durak olması
27% Yorumları bir araya getirme özelliğinin olması
13% Günlük email/Facebook sayfaları email uyarılarının olması
11% Kullanışlı ve pratik olması, zaman kazandırması
7% Planlı bir şekilde güncelleme yapılabilmesi
Aynı zamanda kurumsal sayfaların sosyal medya hesapları kişisel hesaplara göre daha fazla yorum alıyor.
Firmalar için bu sayı günde 5.40 iken, kişisel hesaplar için 3.67.

Kaynak : Mashable

Türkçe Twitter geliyor


Twitter tüm kullanıcıların katkıda bulunabileceği bir çeviri merkezi açıyor. Bu sayede site yakında Endonezce, Rusça ve Türkçe olarak da kullanılabilecek 


Sosyal medyanın Facebook’tan sonra en çok bilinen ve kullanılan platformlarından biri olanTwitter, gönüllülerin yardımı sayesinde İngilizce dışında FransızcaAlmancaİtalyanca, Japoncaİspanyolcave Korece olarak kullanılabiliyor.
Şimdi Twitter bu çabalara ek olarak her kullanıcının müdahil olabileceği ortak bir merkez açarak ara yüz ve butonlarının başka dillere de çevrilebilmesini hızlandırıyor. Sitenin hedefinde ilk olarak Türkçe, Rusça veEndonezce olarak da yayına geçmek var.
Ünlülerin de sıkça kullandığı bir sosyal platform olan ve yeni dillerle yeni kullanıcılara ulaşmayı amaçlayan Twitter, yıl sonunda da Portekizce‘ye çevrilmiş olacak.
Bununla birlikte sitedeki tweetler orijinal dillerinde kalacak. Çevirmenler hem hâlihazırda kullanılan dillerdeki butonların ve menülerin üzerinden geçecek, hem de Twitter’ı yeni dillere uyarlamaya devam edecek.

10 Şubat 2011 Perşembe

İş yerinde Facebook ve Twitter engellenirse ne olur?


Sosyal Medya Haftası'nda konuşan uzmanlar, çalışanların iş saati içinde sosyal ağlara bağlanması konusunu tartıştı...

Sosyal ağların tartışıldığı toplantıda, çalışanların iş saatleri içinde bu ağlara bağlanmasının yasaklanması eleştirildi. Bu görüşe göre ticari kurumlar için çalışanların sosyal ağlarda kurumsal kimlikleriyle yer almalarının zarardan çok fayda getirebileceği ifade edildi.
New York, Paris, Londra, San Fransisco, Roma, Hong Kong, Toronto ve Sao Paulo ile aynı anda İstanbul’da McCann Erickson spornsorluğunda düzenlenen Social Media Week (Sosyal Medya Haftası’ etkinlikleri tüm hızıyla sürüyor.
Haftanın en ilgi çeken etkinliklerinden biri, Türk Usulü Sosyal Medya başlıklı tartışmaydı. SocialTrackers’tan Mert Alemdar ve Rabarba’nın kurucusu Oğuz Savaşan, Rabarba Mobil’den Fırat Ertem ile beraber yeni mecranın iş amaçlı kullanımını, Erdil Yaşaroğlu ise günlük kullanıcıya ulaşan detayları yansıttı.
“Şirketlere sosyal medyayı yasaklamak yerine çalışanlarını seeder olarak kullanmaları gerektiğini anlatmaya çalışıyoruz.” diyen Mert Alemdar, kendi sosyal medya algısını şöyle özetledi: “Eğer çalışanınızı denetleyecekseniz, cep telefonundan Facebook’a girilen bir zamanda bunu yasak koyarak yapamazsınız. Onun yerine onu arkadaş olarak ekleyin. Bakın o zaman iş sırasında ne kadar paylaşım yapabiliyor?”
Yaşaroğlu için sosyal medya, şirket patronlarının “çok güzel televizyonlar yaptık bu sene” diye tweet yapabilecekleri bir mecra tablosu çizerken, “iş” kısmına sıçrandığında bakış açısının oldukça değiştiğini gördük.
DİJİTAL TRENDLER SADECE TİCARİ DEĞİLSosyal Medya Haftası, Türkiye’nin başarılı reklamcılık ve pazarlama sitelerinden Bigumigu’nun kurucuları Aygül ve Yalçın Pembecioğlu’nun “Sosyal Medya Trendleri” etkinliği ile devam etti.
90’lı yılların internete bağlanma çilesine maruz kalanlar için tüyler ürpertici bir hatıra olan “Dial Up Bağlantı Sesi” ile başlayan Bigumigu sunumu, sosyal medyanın “Facebook ve Twitter” ile başladığını düşünenler için özellikle bilgilendiriciydi. IRC’den Sosyomat’a, ICQ’dan Yonja’ya kadar Türk internet alemi olarak “unuttuğumuz değerlerimizi” bize hatırlatan Bigumigu ekibi, dijital trendlerin “sosyal” ortamlarda sadece iş odaklı gelişmediğini gösterdi. Türkiye’den mimlere de yer verdikleri konuşmaları, oldukça keyifli bir şekilde noktalandı
Sonraki etkinlikte Dizüstü Edebiyatı’nın elebaşı Cem Mumcu ve Bigumigu çifti sosyal medyanın popüler kültüre olan etkisinden, sağlanan iletişim özgürlüğüyle bireyin kendi başına bir medya kanalı işlevi gördüğününden bahsettiler.

ÇOK OKUDUK BİRAZ GÖZ DİNLENMESİ YAPALIM

SOR VE CEVABINI ÖĞREN BİLMEDEN GEÇME